2.COĞRAFİ ÖZELLİKLER
2.COĞRAFİ ÖZELLİKLER
2.1.Dağlar
Erzurum İli Türkiye’nin orta ve batı kesimlerine göre, yüksek rakımlı etrafı dağlarla çevrili bir ildir. Doğu Karadeniz dağlarının doğu uzantıları olan Rize dağları ili, kuzeyden çevreler ve Rize ile sınırını oluşturur. Karadeniz’e paralel düzenli sıralar durumunda uzanan bu dağlar, geçit vermez ve yüksektir. Kuzey Anadolu dağlarının iç sıraları il sınırları içinde kalmaktadır. Bu sıra dağlar ilin batısında Çoruh ve Karasu vadilerinin bir birlerine yaklaştığı Kop dağlarıyla başlar. Kop dağı doğuya doğru uzanır. Serçeme vadisinin ve Erzurum ovasının kuzeyinde, geniş dağlık bir kütle oluşturur. Batıda Akbaba dağı, Keçitaşı tepesi bir sıra durumunda olan Yesergöl dağı, Serçeme suyunun kuzeyinde Tosik dağı, Ortuzu dağı ve kütlenin en yüksek yeri olan Dumlu dağları kuzeye doğru uzanır; sürekli bir sırt halini alarak, Mescit dağında son bulur.
Dumlu dağından doğuya doğru iki yüksek dağ sırası vardır. Tortum’a doğru olanı Güvercin dağıdır. Pasinler ovası ile Gürcü boğazı arasını doldurmuş olanı ise Kargapazarı dağları olup, güneye doğru uzanır, incelir ve orta yükseklikte bir dağ sırasına dönüşür, Erzurum şehrini doğudan çevreleyerek Palandöken dağlarına ulaşır. Bu kesimde kütle Çobandede dağları adıyla bilinir. Kargapazarı-Güvercin dağlarının doğusu, Oltu çayı ile Aras havzası arasındaki alanda Hasanbaba ve Güllü dağı bulunur.
Batıda Munzur ve Mercan dağlarının devamı olarak uzanan Karasu-Aras dağları, doğuya doğru Dumanlı, Palandöken ve Sakaltutan dağlarını oluşturur. Köse ve Aşağı dağ, Ağrı volkanına kadar uzanırlar. Erzurum ovasını güneyden çevreleyen Palandöken dağlarının önemli yükseltileri Konakgörmez dağı, Karakaya tepe, Büyük Ejder tepe, ve Yerlidağdır.
2.2.Vadiler
Erzurum, Hazar Denizi, Karadeniz ve Fırat Havzalarının birleşme alanında bulunmaktadır. Dağlar, Erzurum ili topraklarından doğuya ve batıya doğru bir yelpaze gibi açılarak yayılır. Üç ana havza olan Çoruh, Aras ve Karasu, doğu-batı yönünde eğimin iyice düştüğü ovalık alanlara kadar derin vadilerden akarlar.
Çoruh Vadisi: Mescit dağlarından batıya doğru uzanır, Bayburt il sınırına ulaşıncaya kadar dar ve derindir. Erzurum il sınırından Bayburt’a kadar Çoruh Nehri’nin aktığı yatak dışında geniş bir araziye sahiptir. Bayburt’tan sonra yeniden daralıp, dikleşen Çoruh Vadisi, bu noktada doğuya yönelir ve yer-yer genişleyip daralarak, Rize dağları ile iç sıralar arasında geniş bir havza oluşturup Erzurum ilini kuzeyden kuşatır, Artvin’e kadar uzanır.
Karasu Vadisi: Kargapazarı dağlarının batı yamaçlarından başlar ve Erzurum Ovasına ulaşınca, Karasu Irmağının aktığı yatak dışında geniş bir taban oluşturur. Aşkale’de vadi, yaklaşık 60 km. uzunluğunda dar ve derin bir boğaza dönüşür.
Aras Vadisi: Tekman yaylasından kuzeye doğru uzanan Aras vadisinin tabanı Söylemez yöresi dışında genellikle geniştir. Ancak, vadi tabanının geniş olduğu yerlerde bile, Aras ırmağının aktığı yatak oldukça derindir.
Oltu Vadisi: İki koldan oluşur. Birinci kol, Kargapazarı dağlarının doğu yamaçlarından kuzeye doğru uzanır. Oltu ilçesi yakınlarına kadar dar ve derindir. Bu kesimden sonra geniş bir taban oluşturur ve Allahüekber dağlarından başlayan öbür vadi ile birleşir.
Tortum Vadisi: Mescit dağlarının doğu yamaçlarından başlayan Tortum vadisi genellikle dar ve derindir. Bu vadi üzerinde bulunan Tortum Gölü’ de, vadinin bir toprak kayması sonucu kapanmasıyla oluşmuştur.
2.3. Ovalar
Erzurum ilinde ovalar, il toplam alanının ancak %4’ünü kaplar. Ovalık alanlar daha çok Karasu - Aras çöküntü alanında yer alır. Bunların dışındaki düzlükler ise genellikle yayla niteliğindedir.
Karasu ve Aras vadilerinde bir biri ardına sıralanmış küçüklü büyüklü birçok ova vardır. Çobandede dağlarının batısında Erzurum, doğusunda ise Pasinler yüksek ovaları yer alır. Aras vadisinden doğuya doğru gidildiğinde ovaların yükseltisi düşer, iklim biraz yumuşar ve yetiştirilen ürün çeşidi artar. Karasu vadisinin en batı ucundaki Erzincan ovası ile Aras vadisinin en doğu ucundaki Iğdır ovası, bunun tipik örnekleridir.
Karasu ırmağının kaynak bölgelerinde, Erzurum kentinin kurulduğu ovaya Erzurum ovası denir. Yüz ölçümü yaklaşık 825 km2 ‘dir. Ovanın Pulur Çayı yakınlarına kadar olan kesimine Gez ovası denir. Ilıca ilçesinin bulunduğu çok verimli olan bölgeye ise Ilıca ovası adı verilir. Karasu ırmağının güneyinde uzanan ve engebeli olmasına karşın verimli olan düzlüklere Daphan Ovası denmektedir. Yüksek sıradağlar ve yaylalarla kuşatılmış olan Erzurum ovası, çöküntü alanının alüvyonlarla dolması sonucu oluşmuştur. Denizden yaklaşık, 1750–1900 m. Yükseklikteki bu ova, ülkenin en soğuk ovalarındandır. Kışları çok uzun ve sert geçen Erzurum ovasında, yaz sebzeleri yetişmez. Daha çok arpa, buğday, çavdar, patates, şeker pancarı ve lahana ekimi yapılır.
Aras havzasında, üzerinde Pasinler İlçesinin bulunduğu ovaya Pasinler ovası denir. Doğu-batı doğrultusunda olan bu ovanın uzunluğu yaklaşık 45 km., genişliği ise 12 km kadardır. Toplam yüzölçümü 420 km2’yi bulur. Ovanın denizden yüksekliği 1700–1900 m.dir. Kışları Erzurum ovasına oranla biraz daha yumuşak geçmektedir. Erzurum ovasından daha verimlidir ve başta buğday olmak üzere, arpa, çavdar, patates ve ayçiçeği ekimi yapılır.
Hınıs ovası, Hınıs çayının geniş vadi tabanını kaplar ve denizden yüksekliği yaklaşık 1720 m.dir. Alüvyon topraklarla kaplı olan bu ova, batı-doğu yönünde uzanır. Genişliği yaklaşık 5 km.dir. İl sınırları içindeki uzunluğu ise 35 km.yi bulur. Geniş sulama imkânları olan ova çok verimlidir. Başta buğday, arpa ve çavdar olmak üzere, patates ve şeker pancarı ekimi yapılır.
Bu ovaların dışında kalan, Çoruh, Tortum, Oltu ve Tuzla suyu vadilerindeki düzlükler ile Serçeme çayının kaynak alanında bulunan Ovacık çukurluğu daha çok yayla niteliğindedir.
2.4.Platolar-Yaylalar
Erzurum İlinde yaylalık alanlar, İl toplam alanının % 12’sini oluşturur ve hayvancılık faaliyetleri açısından son derece önemlidir. Genellikle kıvrımlı kalkerlerle lav tüflerinden oluşan Tekman yaylası çok yüksektir. Hiçbir kesimi 1800 m.nin altına inmez; büyük bölümü ortalama 2250 m ile 2500 m yüksekliktedir. Çevresine göre daha yüksekte kalan Doğu Anadolu’nun bu çok yüksek yaylası, Palandöken dağlarına kadar uzanır. Yayla, orman örtüsünden tamamen yoksundur. Tekman yaylası iki bölüme ayrılır. Bingöl yaylalarına doğru uzanan ve ortalama yüksekliği 2000 m ile 2500 m arasında değişen bölüme yukarı Tekman yaylası denir. Diğer bölümleri ise aşağı Tekman olarak adlandırılır. Yaylanın bu kesiminde Aras ırmağı çevresinde yer -yer genişleyen ovalar vardır.
Erzurum İlinin diğer yaylaları, iç sıradağlar üzerinde yer alır. İlin batısında, tuzla vadisini kuzeyden ve güneyden kuşatan Cemal ve Dumanlı dağları üzerindeki yaylalar, hayvancılık etkinlikleri açısından önemlidir. Tekman yaylasını kuzeyden sınırlayan Palandöken ve Sakaltutan dağlarıyla Aşkale’nin kuzeyinden İspir ve Tortum a kadar uzanan Kop, Dumlu, Kargapazarı ve Mesçit dağları üzerinde de geniş yaylalık alanlar vardır. Bu dağların üzeri genellikle kalın bir toprak tabakası ile kaplıdır ve verimlidir. Yaz aylarında yağan düzenli yağmurlar nedeniyle yaylaların her yerinde zengin bir ot örtüsü bulunur. Ancak yaylacılık sezonunun kısa olması, bu yaylalardan yararlanma süresini kısaltmıştır. İlin kuzeydoğusunda, Olur ilçesinin kuzeyinde, Ardahan yaylasının bir bölümü il sınırları içerisine girer. Bu kesim yöre hayvancılığı açısından son derece önemlidir.
2.5.Akarsular
Karasu, Toplam uzunluğu 148 km, İl sınırları içindeki uzunluğu 140 km ve ortalama debisi 44 m3 /sn olup; Fırat ırmağının en önemli koludur. Erzurum ovasının kuzey doğusundaki Dumlu dağlarının eteklerinden doğar. Gürcü boğazını geçtikten sonra, Kargapazarı dağından gelen küçük bir çayla (köşk) ve Palandöken’e inen Pulur çaylarının (Toplam uzunluğu 43 km ve ortalama debisi 2 m3 /sn) birleşmesinden oluşur. Erzurum ovasına girer ve güney-batı yönünde akarak, Ovanın batısında, Ovacık yaylalarından gelen Serçeme deresini (Toplam uzunluğu 69 km, İl sınırları içindeki uzunluğu 68 km ve ortalama debisi 9 m3 /sn) alır, 60 km uzunluktaki Aşkale boğazına girer. Aşkale boğazından sonra Erzincan il sınırları içerisine girer.
Tuzla Çayı, Toplam uzunluğu 120 km, İl sınırları içindeki uzunluğu 70 km ve ortalama debisi 12 m3 /sn olup; kaynağını Palandöken dağından alır.
Çoruh, Toplam uzunluğu 908 km, İl sınırları içindeki uzunluğu 199 km ve ortalama debisi 49 m3 /sn olup, Mescit dağının batı yamaçlarından doğarak batıya akar, Bayburt il topraklarına girer, kuzeye yönelerek bu il topraklarını geçer. Sonra yine doğuya yönelir ve Erzurum il sınırları içine girer. Bu noktadan sonra Çoruh vadisi boyunca doğuya doğru akarak Çamlıkaya yöresinde Artvin il topraklarına girer.
Oltu Çayı, Toplam uzunluğu 151 km, İl sınırları içindeki uzunluğu 132 km ve ortalama debisi 20 m3 /sn olup, iki ana koldan oluşur ve geniş bir havzanın sularını toplar. Birinci kol, Kargapazarı dağlarının kuzeydoğu yamaçlarından çıkar. Oltu ilçesini geçtikten sonra, Kars-Sarıkamış ilçesinin batısında Allahuekber dağlarından çıkan ve Şenkaya ilçesinden geçen ikinci kolla birleşir. Olur, ilçesinin güneyinde kuzeybatıya yönelerek Artvin il sınırlarına girer ve Çoruh ırmağı ile birleşir.
Tortum Çayı, Toplam uzunluğu 82 km, İl sınırları içindeki uzunluğu 73 km ve ortalama debisi 12 m3 /sn olup, Mescit dağlarından çıkar ve Tortum, Uzundere ilçelerinin içinde bulunduğu havzanın bütün sularını toplayarak, Tortum gölüne dökülür. Gölün çıkışında büyük bir çağlayan oluşturarak Artvin il sınırını geçer ve Oltu çayı ile birleşir.
Aras Irmağı, Toplam uzunluğu 548 km, İl sınırları içindeki uzunluğu 217 km ve ortalama debisi 43 m3 /sn olup, Bingöl dağlarının Erzurum il sınırları içinde kalan kuzey yamaçlarından doğar. Tekman yaylasının bütün sularını toplayan Aras Irmağı, Sakaltutan dağlarının doğusundaki havza içerisinde kuzey yönünde akar. Sakaltutan dağı ile Topçu dağı arasında kalan, Mescitli boğazını geçtikten sonra Pasinler ovasına girer. Burada, yukarı Pasin havzasının sularını toplayarak gelen Hasankale Çayını (Toplam uzunluğu 71 km, İl sınırları içindeki uzunluğu 71 km ve ortalama debisi 9 m3 /sn dır.) alır ve Kuzeydoğu yönünde akarak il sınırları dışına çıkar.
Hınıs Çayı, Toplam uzunluğu 129 km, İl sınırları içindeki uzunluğu 88 km ve ortalama debisi 13 m3 /sn olup, Tekman Yaylasının Güneyini sınırlayan Bingöl Dağlarının Doğu yamaçlarından çıkar ve yaylanın sularını topladıktan sonra doğu yönünde akar. Hınıs ovasının ortasından geçerek il sınırları dışında Murat ırmağı ile birleşir.
2.6. Göller
Tortum Gölü: Erzurum ili göl bakımından zengin değildir. Tortum Gölü, 6,60 km2 ’lik alan kaplar. Gölün maksimum su seviyesi 1014,20 m, minimum su seviyesi ise 1005,35 m.dir. Bu göl tortum çayının, Kemerli Dağdan inen bir toprak kayması sonucu kapanmasıyla oluşmuştur. Gölden bitiminde 50 m. yükseklikteki Tortum Şelalesini bulunmaktadır.
Yapay göller arasında Serçeme çayı üzerinde yer alan Kuzgun barajı (10,3 km²), Lezgi suyu üzerindeki Palandöken Göleti (22 km²), Aras ırmağı üzerinde Söylemez barajı (14,2 km²)
2.7.Tarihi ve Turistik Yerler
Türkiye'nin diğer bölgeleri gibi, Erzurum’da da birçok turistik ve tarihi mekânlar vardır. Erzurum camileri, medreseleri, kümbetleri, türbeleri, hanları, hamamları, çeşmeleri, köprüleri ve tabyaları ile Selçuklu ve Osmanlı şehirlerinin güzel bir örneğini teşkil etmektedir.
Erzurum İl merkezinde; Erzurum Kalesi, Ulu Camii, Lalapaşa Camii, Çifte Minareli Medrese, Üç Kümbetler, Yakutiye Medresesi, Rüstem Paşa Bedesteni (Taş Han), Saat Kulesi önemli eserler arasındadır.
Aşkale İlçesinde; Aşkale Kalesi, Cinis Kalesi, Pirtın Kalesi, Derviş Ağa Köprüsü, Topal Çavuş Camii, Karasu Hanı, Evren Kümbeti önemli tarihi eserlerdir.
Pasinler İlçesinde; Hasankale Kalesi, Sivaslı Camii, Ulu Camii, Ferruh Hatun Kümbeti, Gülperi Hatun Kümbeti, Küpeli Köprü ve Termal Kaplıcaları sayılabilir.
Ilıca ilçesi; Termal kaynaklar yönünden zengin bir ilçedir. İl merkezine yakın olan bu ilçedeki termal tesisler modern hale getirilebilir.
İspir İlçesi; İspir Kalesi, Kale Mescidi, Tuğrul Şah Camii, Kadıoğlu Medresesi sayılabilir.
Oltu ilçesinde; Oltu Kalesi, Pernek Köyü Kalesi, Derebaşı Kalesi, İğdeli Kalesi, Ünlükaya Kalesi, Tamarot Harabeleri, Aslanpaşa Camii, Mısri Zinnun Türbesi sayılabilir.
Köprüköy İlçesi; Çobandede Köprüsü, Avnik Kalesi, Soğuk Çermik Kaplıcaları sayılabilir.
Hınıs ilçesinde; Hınıs Kalesi, Kalecik Camii, Toprakkale, Zirnak Kalesi, Seyit Ömer Halil Türbesi, Hınıs Ulu Camii,
Horasan ilçesinde; Urartılara ait Kitabeler bulunmaktadır.
Narman İlçesinde; Samikale, Pertuvan Kalesi, Ergazi Köyü Kalesi, Başkale, Mehenk Harabeleri, Erkek Akkoyunlu Mezarı, Ethem Baba Türbesi bulunmaktadır.
Erzurum tarihi eserleri yanında doğal güzellikleri ile de ünlüdür. Uzundere ilçesinde Tortum Çağlayanı, İspir ilçesinden geçen ve dünyanın en hızlı akan nehirlerinden olan Çoruh nehri üzerinde rafting ve kano sporu, Pasinler, Ilıca, Çat ve Köprüköy ilçelerinde çeşitli hastalıklara iyi gelen şifalı kaplıcalar turizm yönünden önemlidir. Tortum Gölü, Kuzgun Barajı gölet’i su sporlarının yapılmasına elverişlidir.
Palandöken dağı yurdumuzun önemli kayak merkezlerinden biridir. 2011 yılında Üniversiteler arası kış olimpiyatlarının yapılması öncesi ve sonrasında Erzurum daha fazla önem kazanacaktır. Bunu fırsat bilerek şehrimizin tarihi, turistik, tarımsal potansiyelini tanıtacak çalışmalara önem verilmelidir.
2.8. Madenler
İspir ilçesinde bakır- linyit, Pasinler ilçesinde bakır - perlit, Şenkaya ilçesinde bakırlı perlit ve linyit, Aşkale ilçesinde çimento, krom, manyezit, alçıtaşı ve linyit madenleri Oltu da ve linyit, manganez, mermer, Olur İlçesinde Kehribar (Oltu taşı), Tortum ilçesinde linyit ve kaya tuzu yatakları, bulunmaktadır. Hınıs, Tekman, Tortum, Narman ve Şenkaya ilçelerinde tuz çıkarılmaktadır.
2.9. İklim
Erzurum Doğu Anadolu bölgesinin şiddetli karasal iklime sahip en soğuk illerinden biridir. Kış ayları dondurucu soğuk, yaz ayları sıcak ve kuraktır. Yaz mevsimi kısa sürer. Kış ve yaz mevsimleri arasında sıcaklık farkı büyük olduğu gibi gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı da büyüktür. Yazın ortalama 34,1 0C ‘ye kadar çıkabilen sıcaklıkların, kışın ortalama –28 0C’ye kadar düştüğü görülür.
İl topraklarının kuzey kesimlerinde yüksekliği yaklaşık 1000 ila 1500 metrelere inen vadi içleriyle çukur sahalarda iklim büyük ölçüde sertliğini yitirir.
Karasal iklim karakterinde olan Erzurum’da yıllık ortalama yağış 453 mm. Olup, %35’i ilkbahar, %20’si yaz, %25’i sonbahar ve %20’si kış mevsimlerinde görülür. Kış mevsimi uzun sürer ve yağışlar genellikle kar halindedir. Kar yağışlı gün sayısı 50 ve kar örtüsünün yerde kalış süresi ise 114 gün kadardır. Nisan ve Mayıs aylarında yağış maksimum düzeye ulaşmaktadır. En düşük yağış ise Temmuz ayında düşmektedir. Eylül ayına kadar bu durum sürmekte Ekim-Kasım aylarında Sonbahar yağışları düşmektedir. Mevcut 16 yıllık verilere göre Erzurum ili ortalama olarak yılda 105 gün açık ve güneşli geçmektedir.
Erzurum İlinin büyük bir kısmı tabii step sahalarını içine alır. Bölgede ormanın doğal alt sınırı 1900–2000 m olmakla birlikte, dağlarda ve dağ yamaçlarındaki orman kalıntıları, bitki örtüsünün insan eliyle çok eski dönemlerden beri yok edildiğini kanıtlamaktadır. Ayrıca dağ yamaçları ve tepelerdeki otlakların yoksulluğu da dikkat çekicidir, bu durum kuşkusuz aşırı otlatmanın bir sonucudur.
İl arazisinin % 8 kadarı orman örtüsü ile kaplıdır. Bu ormanlar, daha çok ilin kuzey doğu kesimin de toplanmıştır. Sarıçam ve meşe toplulukları Oltu, Şenkaya ve Olur yörelerinde yoğunluk kazanmıştır. Çoruh vadisinden Yusufeli ’ne gidildikçe sarıçamların yanında ladinlerin de yer aldığı görülür. İlin batı ve güney kesimi ormandan tamamen yoksun bulunmaktadır. Batıda Aşkale ile Tercan arasında bozuk meşe ormanlarına rastlanır.
İlkbahar başlarında, dağlık kesimler ve yüksek platolar, tek yıllık ve çok yıllık çiçekli bitkilerle yoğun bir şekilde örtülür. Çayır ve meralar da kardikeni ve yavşan gibi odunsu bitkiler ile soğanlı bitkilere rastlamak mümkündür. Dere kenarları ve alçak çayırları düğün çiçeği türleri ile baklagil çeşitleri örter. Yağışların azlığına ve otlatmanın yoğunluğuna bağlı olarak, doğal bitki örtüsü çok kısa zamanda, daha yaz ortalarında sararır. Genel görünüm bir step niteliği kazanır.
İldeki yüksek plato steplerinde çok daha farklı bir manzara ile karşılaşılır. Kışları şiddetli ve uzun geçen, daha elverişli nemlilik şartlarına ve serin bir yaz mevsimine sahip olan bu sahalarda otlar daha sık ve daha uzun boylu, her zaman yeşilliğini koruyan bir örtü teşkil eder. Bu sahaların yaylacılık ve yayla otlatmacılığı bakımından büyük önemi vardır.
2.11. Diğer Flora ve Fauna
Doğal Türler: Gerek orman arazileri gerekse açık otlaklar ve meralar flora ve fauna bakımından zengindir. Korunga, Aküçgül bölgede doğal olarak bulunan bir yem bitkisidir. Kapari, Kuşburnu, Kekik, Salep yörede bol miktarda bulunan hoş kokulu bitkilerdir. Yayla balı bu yerel floradan elde edilir ve pazarlanma imkânı yüksektir. Soğuk su kaynakları bakımından zengin olan bölgemizde kırmızı benekli Alabalık doğal ortamlarında bol miktarda bulunmaktadır. İspir ve Uzundere İlçelerinde dağlık ve ormanlık bölgelerde yaban keçisi av turizmi bakımından potansiyel teşkil etmektedir.
Tarımsal Çeşitler: İspir ve Hınıs ’da yerel fasulye türleri, Oltu’da beyaz patates, İspir’de biberli kavun sayılabilir.
| İlişkili Makaleler: |
|---|
|
| Powered By relatedArticle |
Yorumlar
Sonsöz
S.A. Kardeş sen görevini yapmışsın, dikkat etmeyen... detay...
05.04.10 06:21
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI ...
Abim ellerin dert görmesin çok teşekkür ederim çok... detay...
01.04.10 12:24
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI ...
emeğine sağlık. Çok iyi bir eklenti paylaşmısıın. ... detay...
31.03.10 22:12















