2. GENEL TARIM POLİTİKASI İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER
2. GENEL TARIM POLİTİKASI İLE İLGİLİ BAZI ÖNERİLER
Ülkemizde son yüzyıl içerisinde dünya ülkelerinin uygulama içinde oldukları ekonomik programlar takip edilmiştir. 1980’e kadar devletçi ekonomik modeller benimsenmiş, 1980 sonrasında mali liberalizasyon politikaları takip edilerek kamunun mal ve hizmet üretiminden çekilmesi için IMF, DB, DTÖ, AB ile yapılan anlaşmalar çerçevesinde gerekli altyapı çalışmalarına gidilmiştir. Türkiye’de yönetime talip olan partiler ve halkın büyük bir kısmı Avrupa Birliği üyeliğine girilmesini tasvip etmektedir. Ülkemiz uzun yıllardır uluslararası kuruluşlarla çok sayıda anlaşmalar yapmıştır.
Ülkenin yeniden sosyal devlet politikalarına dönmesi, kamu adına yatırımcı olması, üretim dinamiklerini harekete geçirmeden, üretimden ve verimlilikten kopmuş - örgütlenmemiş bir halkı devlet gelirleriyle bakıp beslemesi düşünülemez ve artık bu aşamadan sonra mümkünde değildir.
Dünyada uygulanmakta olan uluslararası politikalarda, üzerinde bulunduğumuz coğrafya ve sahip olduğumuz kültürle bizimde söyleyecek sözümüz olmalıdır. Uluslararası politikalarda, dünyada yaşayan her insanın daha müreffeh yaşayabileceği uygulamaların gündeme getirilmesi için gayret içerisinde olmalıyız. Yaşayan her insanın bir tas sıcak çorba bir adet somun için çekmiş oldukları çile ve sıkıntının önüne geçilmelidir. Ülke içindeki her bir fert, diğer bir ferdin, dünyadaki her bir insanında diğer bir insanın yaşama hakkı için sigorta teşkil ettiği düşüncesi ile hareket edilmelidir. Yani devlet içinde yaşayan her bir ferdin ürettiği emek ve katma değerin gelirinde ve devletin üzerinde bulunduğu tabi zenginliklerde o ülkede yaşayan emeği ve sermayesiyle üretime katılan her bir ferdin de hakkı olduğu düşünülmelidir. Zaten hükümetlerin görevi de üretimle istihdamı yaygınlaştırmak, adalet ile kamu düzenini muhafaza etmek, eğitimle gelecek nesilleri yalnız kendi milleti için değil diğer dünya milletleri içinde faydalı çalışmalar yapabilecek kapasitede yetiştirmek ve her bir insanın sağlığından ve sosyal geleceğinden endişe etmeden yaşamasını temin etmek olmalıdır.
Bizim yapacağımız; uluslararası anlaşmalar ve özellikle Avrupa Birliği uyum yasaları, ortak tarım politikaları doğrultusunda ülkemizi uluslararası normlara uygun üreten, ürettiğini uluslararası standartta ambalajlayan ve pazarlayabilen bir yapıya kavuşturmaktır. Kısacası kurumlarıyla, sivil toplum örgütleriyle, üreticisiyle, imalatçısıyla uluslararası rekabete hazır olmalı/rekabeti yapmalıyız.
Bu bölümde; Avrupa topluluğu ortak politikaları, DB, IMF DTÖ’ nün önderliğinde oluşturulmaya çalışılan uluslararası sermayenin serbest dolaşımı önündeki engellerin kaldırılması, üretim ve hizmet sektörlerinde kamu kesiminin çekilerek özel sektörün yatırım imkânlarının artırılması, kamu yönetim alanının bağımsız idari otoritelere (kurullara) devredilmesi sürecinde, üreticimizi diğer dünya ülkeleriyle rekabet edebilir kılmak, üreticimizi rekabete hazırlamak, AB uyum yasaları çerçevesinde birliğe geçiş öncesinde ülkemizdeki üretim ve örgütlenme çalışmalarının nasıl yürütülmesi gerektiğine dair kendi bilgim ve görgüm çerçevesinde kısa ve özet bilgiler aktarılmaya çalışılmıştır.
Bunların temini amacıyla;
2.1. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı taşra teşkilat yapısı (İl Tarım Müdürlüğü) yeniden yapılandırılmalıdır.
BAKANLIK MERKEZ TEŞKİLATI
Ana hizmet Birimleri: Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Teşkilatlandırma ve Destekleme Genel Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü ve Dış İlişkiler ve Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi Başkanlığı.
Danışma ve Denetim Birimleri: Teftiş Kurulu Başkanlığı, Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği, Bakanlık Müşavirleri, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği
Yardımcı Hizmet Birimleri: Personel Genel Müdürlüğü, İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı, Savunma Sekreterliği, Özel Kalem Müdürlüğü.
İlgili Birimler: Toprak Mahsulleri Ofisi, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü
Bağlı Birimler: Tarım Reforma Genel Müdürlüğü, Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü
BAKANLIK TAŞRA TEŞKİLATI
· 81 İl Müdürlüğü · 883 İlçe Müdürlüğü · 894 Köy Grubu Tarım Merkezi · 56 Tarımsal Araştırma Kuruluşu · 3 Üretme İstasyonu Müdürlüğü (Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğüne bağlı) · 1 Antalya Beymelek Su Ürünleri Üretim ve Geliştirme Merkezi Müdürlüğü · 1 Ankara Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü · 1 Ankara Tarım Alet Makineleri Test Merkezi Müdürlüğü · 1 Ankara Ders Araç ve Gereçleri Makine Eğitim Merkezi Müdürlüğü · 2 Zirai Üretim İşletmesi ve Personel Eğitim Merkezi Müdürlüğü · 1 Ankara Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü · Kocaeli Tohum Sertifikasyon Test Müdürlüğü · 7 Zirai Karantina Müdürlüğü · 40 İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğü · 13 Tahaffuzhane ve Gümrük Veteriner Müdürlüğü · 11 Hayvan Park ve Pazar Kurumu Müdürlüğü · 20 Okul, 7 El sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Enstitüsü
Ayrıca Bakanlıkların Kuruluş ve Görev ve Esasları Hakkında 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanun, Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve İl İdaresi Kanunu hükümlerine uygun olarak, Bakanlığı temsilen İl ve İlçe seviyesinde taşra teşkilatı kurulacağı gibi, bağlı kuruluşları da her bölge, İl ve İlçede gerektiği hallerde ayrı birimler halinde teşkilatlanabilir. Bakanlığı; İl idare kurallarında Bakanlık İl Müdürleri, ilçe idare kurullarında Bakanlık İlçe Müdürleri temsil eder. Bakanlık, hizmet alanına giren konularda mahalli idarelerle koordinasyonu sağlamakla sorumludur.
Tarım Köyişleri Bakanlığı dışında, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden sorumlu Devlet Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Orman Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görev ve yetki alanları içine tarım ile ilgili konuları alan diğer Bakanlıklar sayılabilir.
İl teşkilatı yedi ayrı şube müdürlüğü olarak hizmet götürmektedir.
1- İdari ve Mali İşler Şube Müdürlüğü
2.Proje ve İstatistik Şube Müdürlüğü
3.Bitki Koruma Şube Müdürlüğü
4.Hayvan sağlığı Şube Müdürlüğü
5.Kontrol Şube Müdürlüğü
6-Çiftçi eğitimi ve Yayım Şube Müdürlüğü
7.Destekleme Şube Müdürlüğü
Bakanlık taşra teşkilatı reorganizasyon öncesinde bulunan birçok kurumun iş ve işlevini tek başına yüklenmiş durumdadır. Reorganizasyondan önce Ziraat İşleri, Zirai Mücadele, Hayvancılığı Geliştirme, Gıda İşleri, Veteriner İşleri, Kooperatifler, Su Ürünleri İşleri Müdürlükleri tarafından yürütülen çalışmaların hepsi tek bir kurum adı altında (İl Tarım Müdürlüğü) toplanmıştır.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Teşkilat Yapısı Aşağıda Gösterilmiştir.
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()


![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()






![]()
Kaynak israfının önlenmesi, kontrol ve koordinasyonun tek merkezden yapılmasının uygun olacağı düşünülmüş olabilir. Yükün ağırlığı, konularında uzmanlaşmış yeterince personel bulunmaması, her konudan sorumlu görülen personelin, işleri bürokratik manada zamanında yetiştireyim çabasıyla bilgilenmeye zaman ayıramaması gibi sebeplerle kurumun işleyişi hantal ve verimsiz hale gelmiştir.
Nihayet bu hantal yapı işlemiyor denilerek, bölge kalkınma ajanslarının kurulması gündeme gelecek ve bakanlık hizmetlerinin ihale edileceği döneme girilecektir.
“Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” diye bir özdeyişimiz var. Fakat çarşambayı da milletin kendisi hazırlamıyor. Üzüldüğüm bir husus şudur. Kurum ve kuruluşların iş ve işlevlerini yerine getirmeleri için temin edilen kaynaklar kısıtlı tutulurken, iş ve işlevler özel sektöre havale edilince kaynak ve imkânların aniden artması, kamuya tasarruf önerilirken özelleşen hizmetlere kesenin ağzının açılması, çalışma imkân ve ortamlarının iyileştirilmesidir.
Kamu Yönetimi Temel Kanunu ve Mahalli İdareler Kanunu çerçevesinde yerinden yönetim anlayışı ile Tarım, Sağlık, Trafik ve Eğitim hizmetlerinin daha iyi yürütülmesi amacıyla İl Özel İdareleri bünyesine devredileceği uzun zamandan beri gündemdedir. Köy hizmetlerinin kapatılarak İl Genel Sekreterliğine bağlanmasını bunun bir ön adımı olarak sayabiliriz. Mevcut merkezi yönetim anlayışının devam etmesi veya yerinden yönetim anlayışına geçilmesi merkezi otoritenin alacağı karara bağlıdır.
Burada benim üzerinde durduğum konu verimsiz ve hantal bir yapıya bürünmüş olan İl Tarım Müdürlüğü taşra teşkilat yapısının aksayan yanlarını ortaya koymak, daha etkin bir çalışma ortamı oluşturulması için neler yapılması gerektiği konusunda önerilerimi paylaşmaktır.
İl müdürlüğü merkez teşkilatı yedi ayrı şube olarak hizmet vermektedir. Bu şubelerde Şube Müdürlüklerinin bünyesinde ilin konumuna göre 10- 50 arasında teknik personel görev yapmaktadır. İşleyiş açısından şubelerde görev yapan personeller merkez ilçeye bağlı köylere ait hizmetlerin yürütülmesine yönelmekte, diğer ilçeler ve ilçe köylerine ait çalışmalarına yeterince katılmamakta, şubeler bu haliyle verimsiz olmaktadırlar.
Bu sebeple öncelikle il merkezlerinde “İlçe Tarım Müdürlüğü” teşkilatı kurulmalıdır. Merkez ilçe müdürlüğü diğer ilçe müdürlüklerindeki personele eşdeğer personele sahip olmalı ve merkez ilçeye bağlı köylerin tarımsal çalışmalarını yürütmelidir. Bu çok önemli ve geciktirilmiş bir konudur.
Merkez teşkilatında bulunan şube müdürlükleri kaldırılmalı, Şube Müdürlüğü kadro ve unvanına son verilmelidir. İhtiyaca cevap verecek kadar birim veya bölüm kurulmalı, birim veya bölümlerden kontrol ve koordinasyon yönünden sorumlu olanlar “Bölüm Başkanı”, “Birim Başkanı” olarak isimlendirilmeli, mühendisle eşdeğer maaş almalıdır. Birimler bir başkan beş elamandan müteşekkil olmalıdır. Birimler il müdürlüğü merkez binasında aynı çatı altında hizmet verecek, bu haliyle idari mekanizmanın işleyişi hızlanacak, verimlilik artacaktır.
Birim sorumlusu, sorumlu olduğu personelle birlikte yürütülen çalışmaların içerisinde yer alacaktır. Birim sorumlusu ve personeli kendi konuları ile ilgili koordinasyon temin eden, araştırma- planlama ve projelendirme çalışmaları yapan bu çerçevede ilçe müdürlüklerine bilgi akışı temin eden, ilin tarımsal yönden kalkınması için diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla çalışan/işbirliği yapan bir yapıya kavuşacak ve teknik bir işlev görecektir.
Merkezde yer alan birimlerde görev alabilmenin şartları belirlenmelidir. En az 10 yıl ilçe müdürlüklerinde görev yapmış olmak, konu uzmanı olmanın yanında sınav ve mülakat gibi kıstaslar uygulanarak görevlendirme yapılabilir.
Merkez birimlerde branşlarına uygun olarak görevlendirilecek personel araştırma, planlama, projelendirme aşamalarını tek- tek takip ederek ilin ihtiyaçlarına uygun, uygulanabilir projeler üretme imkân ve ortamına kavuşmuş olacaktır. Bu projeler mali yönden desteklenerek bilinçli üretim, imalat, paketleme ve pazarlama sistematik olarak temellenmiş olacaktır.
Performans kriterleri uygulanarak personelin merkez birimlerde araştırıcı, planlayıcı, koordine edici olarak görev yapması sağlanmalı, birim çalışma ortamında etkin olmayanların ilçe müdürlüklerinde uygulayıcı olarak çalışması temin edilmelidir. Bu yeniden yapılanma için hukuki zemin hazırlanmalıdır.
İl Tarım Müdürlüğü teşkilat yapısı aşağıdaki gibi olmalıdır.
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()

![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()






![]()
![]()
![]()
![]()
![]()


![]()

![]()
2.2. Norm kadro uygulaması ihtiyaca cevap verecek şekilde yenilenmelidir.
AB uyum yasaları, ortak tarım politikaları çerçevesinde; Çiftçi kayıt sistemi ve doğrudan gelir projesi, Ön soy kütüğü çalışmaları, Tarım sigortası, Çiftçi örgütlenmeleri, Üretim ve verimin arttırılması, Uluslararası normlara uygun üretim, Suni tohumlama, Aşılama, Hayvan ıslahı gibi çalışmalar taşrada görev yapan teknik personellerce yürütülmektedir.
Bu nedenle norm kadro uygulaması ile her ilçenin ihtiyaç duyacağı kadar personel ilçe müdürlüklerine görevlendirilmelidir. Personelin bulunduğu şehirde il merkezine, ülke bazında ise batı illerine ve turistik bölgelere yığılması engellenmelidir.
Yeniden yapılandırma ile ilçe müdürlüklerinde görev alacak teknik personel sayısı, köy sayıları dikkate alınarak yeniden belirlenmelidir. Örneğin her 10 adet köy için bir adet ziraat mühendisi ile 1 adet ziraat teknisyeni/ teknikeri ile 1 adet veteriner hekim ile 1 adet veteriner sağlık teknisyeni görevlendirilmelidir. Görevli personelin çalışma yapacağı köyler belirlenmeli, çalışma ortamında rekabete dayalı bir sistem geliştirilmelidir. Tayin ve atamalar personelin il ve ilçelerdeki çalışma süreleri dikkate alınarak bakanlık merkez teşkilatı personel genel müdürlüğünce nokta tayin olarak yapılmalı illerde kayırmalara sebebiyet verilmemelidir.
İlçelerde çalışan personele ilçenin konumu da dikkate alınarak % 10–15–20 arasında ek maaş artışı verilerek (İl merkezleriyle fark meydana getirerek), ilçeler cazip hale getirilmeli, personelin şehir merkezlerinde yığılma hevesi kırılmalı, bulunduğu yerde çalışma şevki içinde olması temin edilerek, sürekli şehir’e gitme hayaliyle verimsiz olması engellenmelidir. Bu durum bütün kamu kurum ve kuruluşları için düşünülmelidir.
2.3.Tarımsal Yayımı Geliştirme Projesi (Tar-Gel) uygulamaları ile ilgili öneriler.
Tarımsal yayımı geliştirme projesi kapsamında 2004 yılında 1000 adet, 2007 yılında 1500 adet olmak üzere toplam 2500 adet teknik personel (Veteriner- Ziraat Mühendisi) sözleşmeli tarım danışmanı olarak istihdam edilmiştir.
Bu personeller hizmet sözleşmelerinde belirtilen görevleri yerine getirmek için görev almışlardır. Hizmet sözleşmesinin 1. maddesinde personelin işlevleri açıklanmış, diğer maddelerinde ise idari hususlar ve özlük hakları ele alınmıştır.
Madde 1. Personel kurumca gösterilecek görev yerlerinde mevzuat ve verilecek emirler çevresinde göreviyle ilgili kendisine verilen tüm işleri yapmayı, mesleki ve etik kurallar ile ilkelere uymayı kabul ve taahhüt eder.
Personel, hizmetin gereği gibi yürütülmesinin temini maksadıyla mevzuatın emsali Devlet memuruna emrettiği ödevleri yerine getirmek, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlar ile yasaklarına ve amirlerince verilecek emirlere uymak zorundadır.
Personel, yukarıda yer verilen hususların yanında, Bakanlığın uygulamakta olduğu tarımsal politikalar ile uyumlu olacak şekilde; doğal varlıkların korunması, tarımsal girdilerin doğru kullanılması, tarım arazilerinin ekim ve dikime hazırlanması, meraların ıslahı, hayvancılığın geliştirilmesi için yem bitkileri ekimi, hayvan besleme, ıslah, hayvan ve bitki hastalık ve zararlarıyla mücadele, hasat, ürün değerlendirme, pazarlama, tarım alet ve makine bakımı ve kullanımı gibi temel konularda çiftçileri bilgilendirmeye yönelik eğitim ve yayım çalışmalarında bulunmak, hizmet vermekle sorumlu olduğu çalışma alanının istatistiklerini tutmak, envanterlerini çıkarmak, güncellemek, bakanlığın uygun gördüğü kurum kuruluş ve özel sektörle yapılan protokoller çerçevesinde çalışma yapmak ve bu amaçla, kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde hizmet vermekle yükümlü ve sorumludurlar.
Personel bu faaliyetlerin yürütülmesinde İl Mastır Planlarında yer alan kırsal kalkınmaya yönelik faaliyetler ve görev alanıyla ilgili konularda eylem planını hazırlar. Bu eylem planları ilgili İl Müdürlüğünce onaylandıktan sonra uygulamaya konulur.
Sözleşmeli Personelin İstihdamında; Sözleşmeli personel belde/köylerde görevlendirilecek olup, görevlendirildikleri yerde ikamet edecektir. İl/İlçe merkezlerine atanmaları mümkün değildir. İkamet ettiği köyle birlikte çalışma bölgesine bağlı köylere de hizmet götürecektir. Denilmektedir.
Tarımsal yayımı geliştirmek için uygulamaya konulan bu projenin kanaatime göre uygulanabilme imkânı bulunmamaktadır. Önceki yıllarda uygulanan kırsal kalkınma projesi kapsamında, her ilde çok sayıda köy gurubu teknisyenliği hizmet binası ve lojmanlar yapılmış buralarda bir veya birkaç adet teknik personel istihdam edilmiştir. Bu personele hizmet götürmesi için araç ve imkânlar tesis edilmiş, uygulamadan verim alınmayınca köy gurupları boşaltılmış, kapatılmış ve birçoğu harabeye dönüşmüştür.
Tar-gel projesi ile bu işlemeyen eski yapı, üstelik birçok belde/köyde gurup teknisyenliği binası bulunmadığı halde yeniden canlandırılmaya çalışılmaktadır.
Konuyu tartıştığımızda, bu işleyişe taraftar olanlar köylerde Öğretmen, Ebe, Hemşire, Doktor, İmam-Hatip gibi kamu görevlilerinin de köylerde hizmet yaptıklarını ileri sürülebilmektedir.
Köyde görevli öğretmenin iş ve işlevini yerine getirdiği okulu ve lojmanın tesis edildiğini görmekteyiz. Doktor ve hemşire’nin hizmet götürebilmesi için sağlık evleri ve lojmanları tesis edilmiştir. İmam- Hatip’in görev yeri cami-i olup, birçok köyde lojman imkânına sahiptir. Ayrıca bu kamu görevlileri çalışma mahalleri olan hizmet binasında görevlerini yerine getirmektedir. Sağlık evlerinde ambulans veya hizmet aracı bulunmaktadır veya hizmet talep edenler araç imkân ve giderlerini karşılamaktır.
Gönüllü tarım danışmanlarında bu imkânların hiçbirisi bulunmamaktadır. Birçoğu uygun şartlarda ikamet edebileceği bir ev bulmakta güçlük çekmektedir. Çalışma ofisleri ve görevlerini ifa edebilecekleri teknik donanımları bulunmamaktadır. İl tarım Müdürlüklerince kendilerine gönderilecek veya kendilerinin ilgili kurumlara gönderecekleri yazılı materyalin (internet yolu hariç) iletilmesi çok meşgalelidir ve uzun zaman almaktadır.
Evlerinde çalışma ofisi açtıklarında özel hayatları etkilenmektedir. Çiftçileri köyde veya arazisinin, ahırının yanında ziyarete gidebilmeleri için araç imkânına sahip değillerdir. Kendi araçlarıyla göreve gitmeleri halinde giderlerinin karşılanacağına dair sözleşmelerinde hüküm bulunmamaktadır.
Bütün bunlarla birlikte ilgili personelin mesaisine devam edip etmediğini takip etmek zordur. Bu arkadaşların Bakanlık taşra teşkilatından istenilen bütün görevleri yerine getirmekle mükellef olduğu, ayrıca verilecek diğer görevleri de yapmaya mecbur olduğu şeklindeki bir görevlendirmede hukuki olmadığı kadar vicdanide değildir.
Bir branş üzerine eğitim almış, okulundan yeni mezun olmuş, genç ve tecrübesiz, belki şehirde doğup büyüdüğü için köy şartlarını bilmeyen bu arkadaşların her biri uzmanlık gerektirecek konularda çiftçileri eğitmelerini, yönlendirmelerini, proje hazırlamalarını beklemek verimlilik bakımından mümkün olmayacağı gibi bu arkadaşlara da haksızlık yapıldığı düşüncesindeyim.
Bu personelin yine sözleşmeli ve çakılı kadro olmaları şartını muhafaza etmekle birlikte ilçe merkezlerinde görevlendirilmeleri, ilçe müdürünün kontrol ve takibinde görev ifa etmeleri daha uygun olacaktır. Yukarıda ikinci maddede belirttiğim şekilde bir Veteriner-Hekim ve bir Ziraat Mühendisi 10 adet köyden sorumlu tutulmalı, bu köylerin envanterlerini hazırlamalı, köyün yatırım alan ve imkânlarını irdeleyerek, diğer kamu kurumlarının desteklerini ve finansal destekleri dikkate alarak uygun projeler hazırlamalı, uygulamaya konulan projelerin başarısı içinde çaba göstermedirler. Bu personel için atama yönetmeliği hazırlanmalı, aynı yerde beş yıl görev yapma şartıyla, uygun yer ve kadro olması durumunda görev yerleri değiştirilebilmelidir.
Köy sorumluluğu ile rekabet ortamı oluşturulacağından, performansın değerlendirilmesi de kolaylaşacaktır.
2.4. Personelin eğitimine önem verilmelidir.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı taşra teşkilatında görevli teknik personelin bilgi seviyesi yükseltilmelidir. Branşlaşmaya ağırlık verilmeli, sorumluluk sahaları belirlenmelidir. Tarımla ilgili her konudan sorumlu görülen personel, kendisine tevdi edilen işleri yerine getirmek için gayret gösterse de verimli olma şansına sahip olamamaktadır. Görevini ifa etmek için köye giden teknik personel, çiftçilerin karşısına konusuna hâkim olarak çıkmalı, faydalı olmalıdır.
Personelin bilgi ve görgü seviyesinin yükseltilmesi için bakanlıkça kurs ve seminer programları düzenlenmektedir. Bu çalışmaların ciddiyet içerisinde yapılması sağlanmalıdır. Kursu veren görevlilerin yeterliliği de takip edilmelidir.
2.5. İdari görevlerde veya birimlerde görev alabilmenin kriterleri ortaya konulmalıdır.
Bu sayede kurumda görevli personel kişisel gelişimini artırmak için gayretli olacak, rekabet ortamı bilgi ve görgü seviyesini yükseltecektir. Bu uygulama ile her hükümet değişikliğinde her kademeden siyasilerin peşinde koşma düşüncesi de bertaraf edilmiş olacaktır. Yine işin ehli olmayan insanların görev almaları engellenmiş olacağından bir kişinin mutluluğu için bir şehrin, belki ülkenin geleceği heba edilmemiş olacaktır.
2.6. Tarımsal araştırma enstitülerindeki araştırmacı ve sığınmacı personel ayıklanmalıdır.
Uzun yıllar içinde herhangi bir proje uygulamayan ve enstitülerde işlevi olmayan personel sahaya (İl Tarım Müdürlüğü/İlçe Müdürlüğü) alınmalıdır. Araştırma kuruluşlarına yeterli kaynak aktarılmalıdır. Başarıyla tamamlanmış ve uygulama şansı olan projelerin yaygınlaşması, ıslah edilmiş çeşitlerin üretimi için destek verilerek araştırmanın son adımı tamamlanmalıdır. Bu son adım atılmayınca araştırma sonuçları personelin kariyerini artırmak dışında faydalı olmamaktadır.
2.7. İllerin yatırım ve üretim öncelikleri belirlenmeli, teşvikler bu öncelikler çerçevesinde yapılmalıdır.
İllerde 57.hükümet döneminde il envanterleri çıkarılmaya başlanmıştır. Bu çalışma 8-10 ili kapsayacak bölgeler bazında devam etmektedir. Bölge envanterleri ile beraber aynı bölgenin ortak yatırım imkânları da ortaya konulmuş olacaktır.
Bu dokümanlar dikkate alınarak illerin mevcut kaynakları ve yatırım imkânları ildeki bütün sivil toplum örgütlerinin katıldığı toplantılarla irdelenmeli, İlin yatırım ve üretim öncelikleri belirlenmelidir.
2.8. Tarımla ilgili kurulların attığı adımların gelecek değerlendirmesi iyi yapılmalıdır.
Tarımda işlerlik kazanmış olan kurullar hesap veren, etkin çalışan, kontrol edilen, ülke tarım politikalarına hizmet eden yerler olmalıdır. Kurulların çalışmaları takip edilmeli, ülke ve genel politikalar aleyhine kararların çıkması engellenmelidir.
2.9.Üretim ve ürün planlaması mutlaka yapılmalıdır
Üretim, ülke bazında aynı ürünün piyasaya döküm miktarları ve illerin iklim özellikleri dikkate alınarak planlanmalıdır. Planlama yapılırken pazara ulaşabilecek miktara ulaşılması, iyi çeşitlerle pazara uygun üretim yapılması, ilk turfanda, döküm zamanı ve son turfanda satışları dikkate alınmalıdır.
Toprak tahlillerine önem verilerek arazilerin tuzluluk, alkalilik, çoraklık, erozyona maruz kalma durumu, sulanabilirlik ve kuru tarım arazisi olma özelliği dikkate alınarak ürün deseni bu kıstaslara göre oluşturulmalıdır.
Dış ticaret ve ithalatta ülkeler üreticilerini korumak için zararlı kalıntı (İlaç, gübre, hormon, ağır metaller, v.b) ve üründe aranan özellikleri (su oranı, kuru madde oranı, asit oranı v.b.) öne sürerek koruma duvarları oluşturmaktadırlar. Bu duvarlar ihracatta aşılacak ürün üreterek, ithalatta ise uluslararası normlara uyularak içerdeki üretici korunmalıdır.
Üretimde zararlı kalıntı bırakmayan, uluslararası pazarda laboratuar tahlillerinde ürünün ülkeye geri iade edilmesine sebep olmayacak üretime çiftçiler yönlendirilmeli ve üretim takip edilmelidir. Ülke içi laboratuarlarda bu kontroller mutlaka yapılmalı, bizi dünya ülkelerine yanlış lanse eden münferit olayların önüne geçilmelidir. Bu sayede aşırı ilaç, gübre kullanımı önleneceğinden ve su kirliliği de önlenmiş olacaktır.
Türkiye’nin dış satımında yabancı ülkelerin pazar talepleri ve damak lezzetleri incelenmelidir. Ekolojik ürün talebi, Turfanda talebi, Belli tarihte istenilen miktar, Aynı kalitede standart üretim, Kaliteli ambalaj, Yurt dışı satımda ucuz kargo (taşımacılıktan artı gelir elde etmek düşüncesi güdülmeden) imkânları sağlanarak ihracatta ne gerekiyorsa temin edilmelidir.
Ekolojik (Organik) tarım ürünleri üretimi konusunda bilgilendirme çalışmaları hızlandırılmalı, üretim teşvik edilmeli, bu sahada görev yapan sertifikasyon ve kontrol kuruluşlarının çalışmaları izlenmelidir.
2.10. Üretim ve tüketim mutlaka kayıt altına alınmalıdır.
Üretilen ve tüketilen her tür gıda maddesi kayıt altına alınmalıdır. Özellikle kurban bayramı kesimleri, köyde tüketilen tarım ürünleri kayıt altına alınmalıdır. Mesela ürettiğimiz sütün ancak 1/3 ‘ü kayıt altına alınabilmiştir.
AB üyesi olduğumuzda, birçok ürünü fazlasıyla ürettiğimiz halde dayatmalarla AB üyesi ülkelerinden bu ürünleri satın almak mecburiyetinde bırakılabiliriz/bırakılacağız. Bu konunun çok ehemmiyetli olduğunu tarımla ilgili herkes bilmektedir. Asıl önemli olan üreticinin ve imalatçının da konu hakkında bilgi ve bilinç sahibi olmasıdır.
2.11. Tarım alanlarının muhafaza edilmesi, su havzalarının korunması, tarımsal sulama ve drenaj çalışmaları önemlidir.
Çayır mera ve verimli tarım arazilerinin tahrip olması engellenmeli, erozyonun ve betonlaşmanın önüne geçilmesi ile ilgili kanun ve yönetmelikler titizlikle uygulanmalıdır. Tarım alanlarının, meraların, doğal çevre ve peyjazın muhafazasına önem verilmelidir.
Tarımsal sulama çiftçilerin hatta tarım teşkilatlarında çalışan teknik personelin tam olarak bilmediği, bu nedenle de gerekli önemin verilmediği ülkemizin en önemli problemlerinden birisidir. Sulama konusundaki bilinçsizlik GAP bölgesindeki tarım arazilerinin 1/3 ünün çoraklaşmasına neden olmuştur. Takriben 30.000 dekar arazi çoraklaşmaya maruz kalmıştır.
Ülkemizin her vilayetinde su kaynakları ve havzaların muhafazası, sulama, drenaj konularında problemler vardır. Bu konu üzerinde çözüm oluşturulacak şekilde titizlikle çalışılmalıdır. Yağmurlama ve damlama sulama projeleri desteklenmektedir. Çiftçilerin bu desteklerden faydalanması için gerekli çaba gösterilmelidir.
2.12. Üretici örgütlenmeleri teşvik ve kontrol edilmelidir.
Örgütlenmede amaç bir araya gelen üreticilerin ekonomik olarak kalkınması, haklarını hukuk içerisinde savunacak bir yapıya kavuşmalarını temin etmektir.
Pratikte ise üreticilerden ziyade üretici örgütlerini yönetenlerin ekonomik olarak kalkınması ve bu örgütleri sosyal ve siyasi baskı unsuru olarak kullanmaları temin edilmiş olmaktadır. Bu nedenle üretici örgütlerinin özellikle yönetimde bulunanların çalışmaları takip edilmelidir. Bu organizasyonlarda görev alanların ücretlerinin (memur maaşları kıstas alınarak) alt ve üst limitleri net olarak belirlenmelidir.
Bu örgütler kontrol ve koordinasyonu temin etmelidir. Çiftçilerin emeklerinin veya hayallerinin sömürüldüğü yerler olmasına imkân ve fırsat verilmemelidir.
Bu çerçevede üreticilerin ürün ve bölge bazında örgütlenmeleri temin edilerek üretici sanayi entegrasyonu teşvik edilmelidir. Üretici birliklerinin üreten sınaî işlemi yapan ve pazarlayan bir sektör halinde çalışması için gerekli alt yapı ve yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Gıda ürünleri dış ticareti açısından ticarette bağlantılı “Fikri Mülkiyet Hakları” anlaşması dikkate alınarak ülke içindeki tarımsal üretim ve işlenmiş tarım ürünlerinde “marka” oluşturulmalı, coğrafi işaretler ve patent hakları oluşturacak girişimler desteklenmelidir.
Özelleştirilecek kuruluşların o üretim sektöründe örgütlenmesi temin edilen çiftçilere kazandırılması çalışmaları hızlandırılmalıdır.
Kanun, yönetmelik, genelge, tebliğ gibi hukuki metinler hazırlanırken, hukuk yönünden, işleyişin takibi ve neticeleri yönünden, edebi dil ve anlatım yönünden önem ve özen gösterilmelidir.
2.13 Tarımda çalışan insanların sosyal sigorta güvencesi sağlanmalıdır.
Tarımda çalışan insanların sosyal sigorta güvencesi sağlanmalı, genel sağlık hizmetlerinden kolayca faydalanmaları temin edilmelidir.
Çiftçilerin Bağ-Kur primleri halen 75 YTL/ Ay olup, bunun yerine çiftçinin arazi varlığı, hayvan varlığı, tarımsal geliri gibi kıstaslar dikkate alınarak 20, 30, 40, 50, …….150 YTL/Ay prim ödeme şeklinde kademelendirilmeli, yeşil kart uygulamasına son verilmelidir.
Primlerini ödeme güçlüğü çekenlere çok net kıstaslar konularak ve iyice araştırıldıktan sonra sosyal güvenlik kurumu bütçesinden destek sağlanabilir.
Sohbet ettiğimiz çiftçiler sosyal güvenlik primlerinin aşağı seviyeye (40- 50 YTL) çekilmesi durumunda prim ödemenin kolaylaşacağını, toplumun yeşil kart sıkıntısından kurtulacağını ifade etmektedirler.
2.14. Tarım sigortası
Tarım sigortası sistemi çiftçinin uyum sağlamada zorlanmayacağı şekilde yapılandırılmalı, sigortalama gideri ödenebilir olmalıdır. Afet durumlarında devlet destekleri devam etmelidir.
2.15. Tarım İl/İlçe müdürlüklerince çiftçilere tarım makineleri ve aletleri kiralama işlemine son verilmeli, atölyeler kapatılmalıdır.
Tarım İl/İlçe müdürlüklerince çiftçilere döner sermaye kanalıyla kiralama yoluyla tarım makinesi (Mibzer, Balya makinesi, İlaçlama makinesi v.b ) verilmektedir. Bu uygulama eski yıllardan beri devam etmektedir. Uygulama ile kayırmalar oluşabildiği gibi, nasıl olsa İl Tarım Müdürlüğünce alet - ekipman verilecek beklentisiyle ihtiyaçlarını temin yoluna gitmeyen çiftçilerin mağduriyetine sebep olabilmektedir.
Köylerde ortak tarım alet ve makine parkları oluşturulması, ortak kullanım için giderlere ortak olma fikri yaygınlaştırılabilir.
Serbest piyasada her tür hizmetin alınabildiği günümüzde tamir, bakım atölyeleri işlevini tamamlamış olduğundan kapatılmalıdır.
Kontrol ve koordinasyon hizmetleri dışında bu uygulamaların kurumlarca verilen hizmet olmaktan çıkarılması gereklidir.
2.16. Döner sermaye işletmeleri, fon ve birlik gelirleri disiplin altına alınmalıdır.
Kaymakamlığa bağlı köylere hizmet götürme birliği, İl ve ilçe müdürlüklerinde kurulu olan döner sermaye, dernek, gibi kuruluşlar mali disiplin altına alınmalıdır.
Döner sermaye adına ihale edilen işlerde, kamu imkânları kullanılarak döner sermaye gelirleri personele fazla pay aktarmak için şişirilmektedir. Bu bağış organizasyonları çiftçilerin devletten aldıkları her hizmet için bağış adı altında bedel ödedikleri yerler haline gelmiştir.
Bu teşekküller vasıtası ile birçok hizmetin yapıldığı bir gerçektir. Ancak bu kuruluşların alacağı bağış miktarları sınırlandırılmalıdır. Her makbuz üzerinden alınabilecek en azami bağış miktarı illerde valilerce belirlenmeli ve diğer illerle koordinasyon temin edilmelidir. Gelirler öncelikler belirlenerek harcanmalıdır.
2.17. Tarımsal yayımlar.
İllerde yayınlanan tarım gazetelerine, yayınlarına son verilmelidir. Kâğıt ve kaynak israfına sebep olan bu gazeteler yerine bölgesel veya il bazında eğitici yayın, kitap, broşür, VCD hazırlanmalı ve eğitim araçlarıyla çiftçiye ulaştırılmalıdır. Özellikle televizyon kanalları bu amaçla kullanılmalıdır. Hatta çiftçi televizyonu kurularak çiftçiler üretim- eğitim- sosyal yaşam-sağlık konularında sürekli bilgilendirilmeli, üretim ve örgütlenme ile ilgili yapılan örnek çalışmalar yayın yoluyla bütün çiftçilere ulaştırılmalıdır.
2.18.Veteriner Hizmetleri
Hayvancılığın tarım sektörü içindeki payının %50’nin üzerine çıkması için hayvan yemi hammaddesi olan mısır, silajlık mısır, soya gibi yem bitkileri ve yağlı tohum bitkilerinin üretimi özellikle son yıllarda teşvik edilmektedir.
Gerek Hayvan ıslahı ve gerekse hayvan sağlığı hizmetlerinde kullanılan ilaç ve aşı konusunda destekleme ödemeleri devam etmektedir.
Son yıllarda veterinerlik hizmetleri, daha çok serbest çalışan veterinerlerce yürütülür hale gelmiş bulunmaktadır. Genelde veteriner hekimleri odasınca denetlenen bu yerlerin verimli çalışmaları ve kaliteli hizmet görmeleri için teşvik (düşük faizli ve uzun vadeli) kredileriyle desteklenmesi faydalı olacaktır.
Hayvanların kayıt altına alınması çalışmaları titizlikle takip edilmelidir. Sisteme veri girişi, sistemden kayıtların düşülmesi önemli çalışmalardır. Hayvanların kayıt altına alınması küpe numaraları ile mümkün olmaktadır. Bu nedenle küpeler iyi kalite (kulaktan düşmeyen, kulağa zarar vermeyen) imal edilmelidir. Küpe üzerinde İl, ilçe, köy kodları bulunmalıdır. Hayvanın sevk-i veya kesimi veya ölümü tarım teşkilatlarına bildirilmeli, kayıt sistemine işlenmelidir. Bilgi akışının otomasyonu temin edilmeli, eksik ve yanlış tutumlara müeyyide getirilmelidir.
2.19. Tarımsal kredi ve destekler
Tarımsal üretimle ilgili destekleme ödemeleri özellikle son yıllarda çeşitlenerek hız kazanmıştır. Bu destekleme çalışmaları devam etmeli, çiftçiler bilgilendirilmelidir.
Tarımsal kredi faizlerinin düşürülmesi ile birlikte çiftçilerin krediye ulaşma imkânları artmıştır.
Tarımda çok kısa vadeli ürün pazarlama kredileri açılma kolaylığı getirilmelidir. 15 günlük bir aylık gibi. Çünkü üretime hazırlık veya ürününü pazara nakletmek isteyen çiftçinin kısa vadeli kredilere ihtiyacı olmaktadır.
2.20.Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı destekleri
Valilik ve Kaymakamlık Makamlarınca Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı kaynakları kullanılarak yapılan tarımsal çalışmaların yatırım, istihdam ve pazar imkânları araştırılmalı, İl Tarım Müdürlüğünce fizibilite projeleri hazırlanmalıdır. Ülke kaynaklarının yanlış ve bazen gereksiz yatırımlar ile heba edilmesi engellenmelidir.
İlçelere yeni gelen her kaymakam yeni bir proje başlatmakta, gittikten sonra bu projeler takip edilmemektedir. Kaynakların yanlış yerlerde kullanılması israfa ve çiftçilerde bezginliğe sebep olmaktadır.
Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfınca köylerde ikamet eden çiftçilere çeşitli yardımlar götürülmektedir. Çiftçilere direkt ekonomik yardım götürme insanları tembelliğe sevk etmektedir.
Bunun yerine köyün imkân ve şartları dikkate alınarak, çiftçilerin üretime katkı sağlamaları vesile edilerek bu yardımlar verilebilir. Mesela köyün boş olan arazilerine badem, ceviz, zeytin gibi meyve fidanları veya orman fidanları dikilmesi teşvik edilebilir. Yine açık alanda veya örtü altında küçük parsellerde tıbbi hoş kokulu bitkilerin yetiştirilmesi sağlanabilir. Arazide toplanıp pazarlanabilen otların toplatılması yapılabilir. Arıcılık yapma imkânı sağlanabilir.
Bunlarla beraber sahipsiz yaşlılara, hasta, sakat, bakıma muhtaç olanlara bu tür yardımlara devam edilmelidir.
| İlişkili Makaleler: |
|---|
| Powered By relatedArticle |
Yorumlar
Sonsöz
S.A. Kardeş sen görevini yapmışsın, dikkat etmeyen... detay...
05.04.10 06:21
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI ...
Abim ellerin dert görmesin çok teşekkür ederim çok... detay...
01.04.10 12:24
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI ...
emeğine sağlık. Çok iyi bir eklenti paylaşmısıın. ... detay...
31.03.10 22:12















