4.3.Tarımsal Pazarlama

4.3.TARIMSAL PAZARLAMA

4.3.TARIMSAL PAZARLAMA

4.3.1. Erzurum’da Et ve Et Ürünleri Pazarlaması

Türkiye’de halen hayvan ve hayvansal ürünler pazarlamasında aracı sayısı çok, aynı zamanda pazarlama prodüktivitesi düşüktür. Üretici ile tüketici arasında sayıları bazen 3–6 arasında değişen pazarlama organları bulunmaktadır

Kasaplık hayvan ve et pazarlaması Türkiye’de çeşitli ölçekteki yerleşim yerleri itibariyle farklılıklar göstermektedir. Kırsal alanda kasaplık hayvan ve et pazarlamasında üretici-köy kasabı ve tüketiciden oluşan çok kısa bir zincir bulunduğu görülür. Ancak buna rağmen tüketici için etin fiyatı ucuz değildir. Çünkü tüketici sayısının azlığı ve alım gücü yetersizliği perakendeci kasaba yoğun bir iş imkânı sağlamamaktadır. Bu nedenle pazarlama maliyeti yani perakendeci kasap marjı yüksektir. Diğer taraftan bu kesimde maliyet azaltıcı bir faktör olan sakatat ekonomik şekilde değerlendirilememektedir.

Erzurum’da et üretimi ilin hayvancılık potansiyelini göstermekten uzaktır. Zira Türkiye’nin çeşitli yörelerinden işletmeci ve tacirlerin ihtiyaçları için Erzurum kaynağına başvurup canlı hayvan aldıkları bilinmektedir.

            2003 yılı istatistiklerine göre Erzurum da yılda 20.714 ton kırmızı et üretilmektedir ve ülkemiz kırmızı et üretiminin % 5 ine tekabül etmektedir.

SÜT (Ton)

KIRMIZI ET (Ton)

YUMURTA (1000 Ad.)

BAL (Ton)

BAL MUMU (Ton)

YAPAĞI (Ton)

KIL (Ton)

DERİ (Adet)

383.683

20.714

2081

1.118

56

1469

39

226220

Kaynak İl Tarım Müdürlüğü

 

Erzurum’da hayvan besiciliği özellikle kurban bayramında İzmir, İstanbul, Ankara, Trabzon, Rize, vb. İllerde satılmak üzere yapılmaktadır. Besicilik için hayvanlar çiftçilerden veya hayvan pazarından temin edilmektedir. Erzurum merkezde bir canlı hayvan borsası mevcut olup, gösterilen ilginin yetersizliğinden az sayıda hayvan alım-satım işlemi yapılmaktadır. Oltu, Tortum, Tekman, Horasan ve Merkez ilçelerinde canlı hayvan pazarları mevcuttur. İspir ilçesinde eylül ayının üçüncü haftasında hayvan pazarı (İspir Deri’si ) kurulmaktadır. Bu pazarlarda satılan hayvanlar il dışına canlı hayvan olarak gitmektedir.

Erzurum’da mevcut olan 9 adet pastırma- sucuk imalathanelerinde doğrudan çiftçiden ve besi işletmelerinden alınarak kesilen hayvanların etleri kullanılmaktadır. Ayrıca kasaplar da direk olarak çiftçiden aldığı hayvanı keserek pazarlamaktadır.

Türkiye Büyük baş hayvan varlığının % 4,7’sini, Küçükbaş hayvan varlığının ise % 3,3’üne sahip olan Erzurum İlinin Türkiye Et üretimi içindeki payı çok düşük olup  % 1,5 ‘ler seviyesindedir. Aynı şekilde ilimizin deri üretimindeki payı da et üretiminde olduğu gibi % 1,1 seviyesindedir.

Görüldüğü gibi, hayvancılık alanında dikkate değer bir noktada, hayvan varlıklarıyla elde edilen et ve deri üretimi arasındaki uyumsuzluktur. Bunun en önemli sebebi, büyük ve küçükbaş hayvanın kesiminin büyük bir kısmının il dışında yapılması ayrıca kurbanlık olarak il dışına sevk edilmesidir. Bu alanda kaçak kesim yapılması da söz konusudur.

İlde entegre et tesislerinin yeterli olmasına rağmen, dericilikle uğraşan işletme bulunmamaktadır. 2001 yılı verilerine göre;  ildeki mevcut 9 işletmede Büyükbaş Hayvan kesim kapasitesi 1221adet/ gün olup, %9 kapasite ile (üretim 119 adet/gün) çalışmaktadır.  Küçükbaş Hayvan kesim kapasitesi 8755 adet/ gün olup, %3,5 kapasite ile  (üretim 310 adet/gün) ve pastırma -sucuk-kavurma İmalathanesi, kurulu kapasiteleri 6892 ton/yıl olup bu kapasitenin ancak % 2’si kullanılmaktadır.

Üretici-pazar ağının iyi işlememesi sebebiyle, her yıl çok sayıda üreticinin hayvanı dolandırıcıların eline geçmekte, insanlarımız perişan olmaktadır.

Canlı hayvanların yem İhtiyacının büyük kısmı ildeki 7 adet yem fabrikasından karşılanmakta olup,  200 adet civarında yem bayisi bulunmaktadır.

 

ET PAZARLAMA KANALLARI

            Erzurum ilinde canlı hayvan ve et ürünleri pazarlamasında mevcut sorunların giderilebilmesi için canlı hayvan pazarlarının altyapısı (ahır, mezbaha, yem tedariki, haberleşme, nakliye hizmetleri) modernleştirilmelidir. Borsada-Pazarda her gün arz-talep durumuna göre kalite bazında tek bir fiyat belirlemelidir. Borsada-Pazarda malını satan üretici parasını tahsil etmede hiç bir riskle karşılaşmamalıdır.

 

4.3.2.  Erzurum’da Süt ve Süt Ürünleri Pazarlaması

Türkiye’de büyükbaş hayvancılığın gelişmesinin önündeki en önemli engellerden biri işletme ölçeklerinin küçük olmasıdır. Küçük işletmeler üretim maliyetini düşürmede ve hayvanlarını pazarlamada büyük işletmeler kadar başarılı olamamaktadır. Et ve süt, yem ve diğer üretim girdilerinin fiyatlarındaki istikrarsızlık da bir başka önemli sorundur.

Hayvan genetik kalitesinin düşük olması, hayvan başına et ve süt veriminin yükseltilmesinde ciddi bir engeldir. İşletmelerin besleme ve bakım konularında teknik bilgi eksikliği vardır.  

            Hayvancılıkla ilgili teşviklerin verilmesinde mutlaka verimliliğin artırılması, yem maliyetinin düşürmesi ve işletme ölçeklerinin büyütülmesi göz önünde bulundurmalıdır.

 

SÜT (Ton)

KIRMIZI ET (Ton)

YUMURTA (1000 Ad.)

BAL (Ton)

BAL MUMU (Ton)

YAPAĞI (Ton)

KIL (Ton)

DERİ (Adet)

383.683

20.714

2081

1.118

56

1469

39

226220

Kaynak İl Tarım Müdürlüğü

Türkiye Büyük baş hayvan varlığının % 4,7’sini, Küçükbaş hayvan varlığının ise % 3,3’üne sahip Erzurum İlinin Türkiye süt üretimi içindeki payı sahip olduğu hayvan varlığının yanında düşük seviye de olup % 2,9‘ lar seviyesindedir. Bunun başlıca nedenlerden biri düşük verimli yerli hayvan sayısının fazlalığıdır.

İlimizdeki üreticiler sütlerini çok düşük fiyata sattıklarını ifade etmektedirler. Bölgede süt üretiminin küçük işletmeler tarafından gerçekleştirilmesi süt toplama maliyetini artıran en önemli unsurlardan birisi olup, süt üretimi bahar ve yaz aylarında yoğunlaşmakta, sonbahar ve kış aylarında süt üretimi durma noktasına gelmektedir. Bu durum imalatçılar için problem teşkil etmektedir.

Erzurum ilinde süt pazarlamasının geliştirilmesi, işletme ölçeklerinin artmasına, süt üretimindeki mevsimsel farklılıkların azaltılmasına, süt işleme sanayicilerinin tüketici eğilimli pazarlama konusunda eğitilmesine ve rekabette ürün farklılaştırma konusunun önemini kavramalarına önemli ölçüde bağlıdır.  

Sütün sanayiye ulaşmadan çiğ olarak tüketiciye ulaştığı pazarlama zincirinde süt üreticisi-toplayıcıları-sokak sütçüsü gibi aracılar bulunmaktadır. Çoğu zaman üretici aynı zamanda sokak sütçüsü görevini de yerine getirip sütü tüketiciye ulaştırmaktadır. Sütün işlenip çeşitli süt mamulleri olarak tüketiciye ulaştırıldığı durumda ise üreticiden çıkan süt, toplayıcı-sanayi-toptancı ve perakendeciden oluşan bir pazarlama zinciri ile pazarlanmaktadır.

                                    

SÜT PAZARLAMA KANALLARI

 

Erzurum İlinde süt ve süt mamullerinin ambalajlama eksikliği nedeniyle daha çok dışarıdan gelen ürünler pazar bulmaktadır. Üretilen süt,  peynir, yoğurt vb. şekilde aile içinde tüketilmekte, ihtiyaç fazlası il içinde yerel pazarlarda satılmakta ya da İstanbul, Bursa ve Ankara’ gibi şehirlerdeki akrabalara gönderilmektedir.

Erzurum ilinde toplam 53 adet Süt ve Süt Ürünleri İmalathanesi mevcut olup, bu imalathanelerin toplam kurulu kapasiteleri 12.760 ton/yıl’ peynirdir. Bu kapasitenin ancak % 21’i kullanılmaktadır.

Süt pazarında istikrarı sağlayacak çözümler araştırılmalıdır. Süt tüketimini artırmaya yönelik kampanyalar üretici fiyatlarını artıracağı için süt reklâm ve kampanyaları hayvancılık için ciddi bir teşvik olarak dikkate alınmalıdır. Sütün beslenmedeki önemi toplumun tüm kesimlerine en etkin şekilde anlatılmalı ve okul sütü uygulaması başlatılmalıdır. Süt kampanyalarının maliyetine artan talepten yarar sağlayacak tüm kesimlerin (süt sanayi, yem sanayi, veteriner ilaç sanayi gibi) katkıda bulunması sağlanmalıdır. Fakirlik sınırları altında yaşayan kesimlere gıda yardım programı altında süt yardımı yapılabilir.  

 

4.3.3. Bal Üretimi ve Pazarlaması

Bal Erzurum ilinde kırsal kesimde birçok hanenin önemli geçim kaynaklarından biridir. Erzurum’un her ilçesinde bal üretimi yapılmaktadır. Erzurum merkez ve ilçelerinde üretilen bal Erzurum balı olarak isim yapmıştır. Erzurum’da üretilen bal Türkiye bal üretiminin yaklaşık % 1,9 unu karşılamaktadır. Pazarlamada süzme ve petekli bal fiyatlarında farklıdır.

Erzurum’da 2006 yılı verilerine göre 91.645 adet arılı kovan bulunmaktadır.

Türkiye ve Erzurum İlinde Kovan Sayısı ve Bal Üretimi

YILLAR

Erzurum Miktar

Türkiye Miktar

Erzurum'un Üretimdeki

Erzurum Miktar

Türkiye Miktar

Erzurum'un Üretimdeki

 

(Ton)

(Ton)

Payı ( % )

(Adet)

(Adet)

Payı ( % )

1996

914

62.950

1,5

91.020

3.964.718

2,3

1997

760

63.319

1,2

74.631

4.002.302

1,9

1998

863

67.490

1,3

74.702

4.199.351

1,8

1999

1.154

67.259

1,7

75.946

4.321.696

1,7

2000

1.126

61.091

1,8

77.900

4.267.123

1,8

2001

1.336

60.190

2,2

80.594

4.115.353

1,9

2002

1.575

74.555

2,1

85.443

4.160.892

2,0

2003

1.118

69.540

1,6

83.706

4.288,853

2,0

Kaynak İl Tarım Müdürlüğü-2006

 

Hane başına yıllık bal tüketimi kırsal kesimde 2,3 kg, kentsel kesimde 2,0 kg ve Türkiye ortalaması olarak ise 2,1 kg dır. Görüldüğü gibi hane başına bal tüketimi kırsal kesimde kentsel kesimden daha yüksektir. Ancak gelir grupları dikkate alındığında tüketim yüksek gelir gruplarında düşük gelir gruplarına göre daha yüksektir. Bu durum gelir artığında tüketimin artacağını göstermektedir.

Türkiye önemli miktarda bal ihraç eden bir ülkedir. Tarımın bir parçası olan ve kırsal kesimde topraksız kişiler için önemli bir istihdam alanı olan bal üretimi teşvik edilmelidir. Ancak üretim artışına paralel olarak bal talebini artırıcı ve pazarlamasını geliştirici önlemlerde alınmalıdır. Erzurum’da üretilen bal ambalajlama sorunu nedeniyle perakende satış noktalarında pazarlanamamaktadır. Balın satışı genellikle İstanbul, Bursa ve Ankara’da yaşayan akrabalar aracılığıyla yapılmaktadır.

 

BAL PAZARLAMA KANALLARI

İyi ve etkin bir pazarlama organizasyonu tüketici talep ve tercihlerini üretim kesimine eksiksiz ulaştırabilmelidir. Pazarlamadan beklenen etkinliğin sağlanabilmesi aynı zamanda üretici örgütlenmesi ile yakından ilgilidir. Erzurum İlinde üretici örgütlenmesinin yetersizliği verim ve kaliteyi artırmakta önemli bir sorun olarak durmaktadır. Hayvancılıkta üretimin örgütlenmesinden amaç, üretimde bulunan işletmelerin ekonomik açıdan gelişmelerini sağlamak, geçimini bu alandan temin eden kesimin sosyal ve ekonomik refahını artırmaktır.

 

4.3.4. Hayvansal Üretimde Verimlilik

Türkiye’de sığır eti üretimi yetersiz ve iç pazar ithalat yasağı ve yüksek gümrük tarifesi (%235) ile dış rekabete karşı korunduğu için tüketici fiyatları yüksek ve kişi başına et tüketimi oldukça yetersizdir.

Büyük baş hayvan sayısında azalma devam etmektedir, ancak hayvan mevcudunun genetik kalitesinin iyileştirilmesi (melezleme ve saf ırk) ile bakım ve besleme tekniğindeki ilerleme hayvan başına et ve süt veriminde artış sağlamıştır ve bu yolla hayvan sayısındaki azalma verimlilik yoluyla dengelenebilmiştir.

Ancak ulaşılan verimlilik düzeyi AB ve ABD’de ulaşılmış olan verimlilik düzeyinden oldukça düşüktür. Türkiye’de hayvan başına et verimi ABD’den 2 kat ve süt verimi 2,5 kat daha düşüktür. Türkiye’de üretilen sütün kalitesi de AB normlarına göre oldukça düşüktür.

Gelecek on yıllık dönemde sığır eti üretimi artmaya devam edecektir, ancak üretimdeki artış talep artışının gerisinde kalacağı için sığır eti ithalatı sürekli artacaktır. İthalat miktarındaki büyük arşta rağmen 2010 yılında kişi başına 20 kg/yıl sığır eti tüketileceği hesap edilmektedir. Türkiye’de 2010 yılında ulaşılacak tüketim miktarı gelişmiş ve orta gelirli ülkelerin oldukça gerisinde kalacaktır. Nitekim Arjantin’de kişi başına sığır eti tüketimi 60 kg/yıl dır. Diğer orta gelirli bir ülke olan Brezilya’da ise kişi başına yılda 35 kg sığır ve 24 kg tavuk eti tüketilmektedir.

2010 yılında Türkiye’de kişi başına sığır eti tüketiminin 20 kg seviyesine ulaşması için yaklaşık 1.482 bin ton et tüketilmesi gerekir. Oysa Türkiye’de 2010 yılında 676 bin ton sığır eti üretilebilecektir. Tahmin edilen üretim kişi başına 20 kg/yıl tüketimin ancak %45’ini karşılayabilir. Türkiye’de gelir dağılımının bozukluğuna bağlı olarak özellikle et ve diğer hayvansal ürün tüketiminde dengesiz bir dağılım olduğu dikkate alınırsa 2010 yılında bile Türkiye’de hayvansal et tüketiminde tam olarak gıda emniyetine ulaşılamayacağı görülmektedir.

            Türkiye’de kişi başına toplam süt tüketimi (süt eşdeğeri mamuller) gelişmiş ülkelerin çok gerisinde değildir. Ancak kişi başına taze ve pastörize süt tüketimi gelişmiş ülkelerden düşüktür. Türkiye’de süt üretiminin yaklaşık %90’ı inek sütüdür. Projeksiyon çalışmaları gelecek on yıllık dönemde inek başına verimlilik artışından dolayı süt üretiminde artışın devam edeceğini ve Türkiye’nin süt üretiminin, büyük oranda süt talebini karşılayacağını göstermektedir.

Erzurum ili genelinde sığırda birim başına et ve süt verimleri arttığı gözlenmektedir. Bunun nedeni ise sığır hayvan varlığındaki genotip ( Kültür ırkı hayvanlar) değişimdir. Diğer taraftan aday ülke olduğumuz Avrupa Birliği’nde 1996 yılında sığırda yıllık ortalama süt verimi ise 5.500 kg/baştır. Türkiye genelinde ise;  kültür ırkı sığırlarda ortalama süt verimi 4.080 kg/baş,   melezlerde 2.448 kg/baş ve yerli sığırlarda 816 kg/baş’ tır.

Erzurum ili genelinde gerek yetersiz beslenme ve gerekse bakım şartlarının kötü olması nedeniyle verimler ülke genelinin altındadır. Erzurum da büyük ve küçükbaş hayvanların süt verimleri ise yıllık olarak kültür ineklerinde 3.650 kg/baş, melezlerde 2.450 kg/baş ve yerli ineklerde ise 1080 kg/baştır. Ortalama süt verimi ise 2.393 kg/baştır. Küçükbaşlarda yıllık süt verimleri ise 115 kg/baştır.

Süt üretim değeri açısından ilk sırayı sığır sütü almakta, bunu koyun ve keçi sütü izlemektedir. Et üretimi değeri açısından süt de olduğu gibi ilk sırayı sığır eti almakta, bunu koyun, keçi ve kanatlı eti takip etmektedir. 

 

 


İlişkili Makaleler:

Powered By relatedArticle

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar

Üye Giriş Formu
Ziyaretçi Sayacı
46936
BugünBugün61
DünDün83
Bu HaftaBu Hafta144
Bu AyBu Ay504
ToplamToplam46936
IP :38.107.179.210
US
UNITED STATES
US